0533 - 258 39 12

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

0533 - 258 39 12

  • ANA SAYFA
  • ANNE REHBERİ
  • ÖFKE YÖNETİMİ
  • SINAV KAYGISI YÖNETİMİ
  • DİJİTAL BAĞIMLILIK
  • FOTOĞRAF GALERİSİ
  • İLETİŞİM

Çocuk ve Ergen Profesyonel Psikolojik Destek - Bahçeşehir

Çocuk ve Ergen Profesyonel Psikolojik Destek - BahçeşehirÇocuk ve Ergen Profesyonel Psikolojik Destek - BahçeşehirÇocuk ve Ergen Profesyonel Psikolojik Destek - Bahçeşehir
WHATSAPP İLETİŞİM

HAKKIMDA

PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI ve AİLE DANIŞMANI ÇİĞDEM URGANCI.

ÇİĞDEM URGANCI PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI & AİLE DANIŞMANI


Psikoloji Doktorantı, Uzman Psikolog, Sosyolog ve Aile Danışmanı Çiğdem URGANCI, İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji Tezli Yüksek Lisans ve İstanbul Üniversitesi  Aile Danışmanlığı programlarından mezun olmuş olup, çocuk ve ergenlerle uzun yıllara dayanan deneyimiyle bireysel danışmanlık çalışmalarını sürdürmektedir. 


10 yılı aşkın süredir binlerce çocuk, ergen ve aileyle çalışarak; duygusal, davranışsal ve gelişimsel alanlarda kapsamlı destek sağlamıştır.


İstanbul  Bahçeşehir’de bulunan ofisinde; çocuklarda görülen duygusal, bilişsel ve davranışsal zorluklar, okul uyum problemleri, dikkat eksikliği, kaygı, sınav kaygıları, kardeş kıskançlığı, ergenlik dönemi çatışmaları ve aile içi iletişim sorunları gibi pek çok alanda profesyonel psikolojik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.


Her çocuğun ve ailenin kendine özgü bir yapıya sahip olduğu anlayışıyla; güvenli, empatik ve bilimsel temelli bir yaklaşım benimsemekte, danışanlarına sürdürülebilir çözümlerle rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.


WHATSAPP İLETİŞİM

ANNE REHBERİ PRATİK BİLGİLER

SEVGİLİ ANNELER; 

ÇOCUK ve ERGENLERDE ÖFKE, KAYGI, SINAV KAYGISI, KARDEŞ KISKANÇLIĞI, ALT ISLATMA, SINIR İHLALİ, AKRAN ZORBALIĞI, DİJİTAL BAĞIMLILIK GİBİ  BİRÇOK OLUMSUZ DAVRANIŞI NASIL YUMUŞATABİLİR  VE EVLADINIZLA  İLİŞKİNİZİ NASIL GÜÇLENDİREBİLİRSİNİZ ?


  

Bir çocuk ya da ergen çoğu zaman duygusal olarak zorlandığında sadece davranışı değişmez…

Aile içindeki ilişki dili, duygusal atmosfer ve temas biçimi de değişime ihtiyaç duyar.

Ve bu değişim sağlandığında çocuk hızla rahatlar ve iyileşir.

Yıllardır çocuklar, ergenler ve ailelerle yaptığım çalışmalarda şunu çok net gördüm ki:

Davranışlar çoğu zaman ilişkiden beslenir.

Bu nedenle aşağıdaki öneriler, sahada defalarca işe yaramış, uygulanabilir ve pratik yaklaşımlardır.


🌿 1. OLUMLUYU GÖRÜN ve BÜYÜTÜN

  • Çocuğun en küçük olumlu davranışını bile fark edin.
  • Gördüğünüz iyiliği dile getirin.
  • Takdir edin, görünür hale getirin.
  • Çocuklar çoğu zaman eleştiriden değil, görülmemekten zorlanır.


🌿 2. ELEŞTİRİ YERİNE KİMLİK İNŞA EDİN

  •  Suçlayıcı ve kırıcı cümlelerden uzak durun.
  •  “Sen zaten böylesin” gibi etiketler kullanmayın.
  •  Onun olmasını istediğiniz hali dile getirin.
  • Örneğin:

“Sen çok düşüncelisin.”

“Sen sorumluluk alabilen bir çocuksun.”

“Sana güveniyorum.” gibi...

Çocuklar çoğu zaman kendilerine nasıl hitap edilirse öyle olmaya ve o kimliğe yaklaşmaya yatkındırlar.


🌿 3. KIYASLAMAYI TAMAMEN BIRAKIN

  • Kardeş, arkadaş, kuzen kıyaslaması yapmayın.
  • Her çocuğun gelişim ritmi farklıdır.
  • Kıyas, çoğu zaman motivasyon değil, iç kırgınlık üretir.


         🌿 4. SEÇİM HAKKI VERİN, KONTROL ETMEYİN KATILIMINI SAĞLAYIN

  • Günlük hayatta küçük seçimler sunun.
  • “Hangisini istersin?” sorusunu sık kullanın.
  • Bu yaklaşım çocuğa şu duyguyu verir:

“Ben değerliyim ve karar verebilirim.”


     🌿 5. SADECE GÖZÜNÜN İÇİNE BAKARAK ÖZVERİ İLE DİNLEYİN HEMEN ÇÖZMEYE ÇALIŞMAYIN

  • Uzun nasihatlerden kaçının.
  • Önce dinleyin, anlamaya çalışın.
  • Bazen çocuk çözüm değil, sadece anlaşılmak anlatmak ister.


🌿 6. SORUMLULUK VERİN BAŞARISINI GÖRÜN

  • Yaşına uygun küçük görevler verin.
  • Tamamladığında mutlaka teşekkür edin.
  • Bu, iç motivasyonu güçlendirir ve

“Ben yapabiliyorum" inancı pekişir.


🌿 7. DUYGUSUNU KABUL EDİN VE  HAK VERİN

  •  Öfkelendiğinde hemen düzeltmeye çalışmayın.
  •  Önce duyguyu kabul edin ve hak verin:
  • “Kızgınsın, anlıyorum.”

Duygu görülmeden davranış değişmez.


🌿 8. CEZA-ÖDEŞME DÖNGÜSÜNE GİRMEYİN

  •  Bağırmak, cezalandırmak, yüzüne vurmak çoğu zaman olumlu davranışı kazandıramaz.
  • Çocuk kendini “ödeşmiş” hisseder ve tekrar eder.

Bunun yerine:

  • sakinlik
  • tutarlılık
  • şefkatli sınır
  • çok daha etkilidir.

Çocuğunuzu sadece ve sadece vicdanı ile terbiye edebileceğinizi unutmayın.

Siz gürültü yapmayın ki o da vicdanının sesini duyabilsin ve doğru davranışı edinebilsin.

Aksi halde mahcubiyet duvarı yıkılır ve çocuk hissizleşir duyarsızlaşır.


🌿 9. TEMASI VE GÜVENİ ARTIRIN

  • Şefkat ile sarılmak, yanında olmak, fiziksel yakınlık kurmak çok kıymetlidir.
  •  İstemiyor gibi görünse bile güvenli sınır içinde temas önemlidir.
  • Çocuklar çoğu zaman sevgiyle regüle olurlar.


🌿 10. ÇATIŞMAYI AZALTIN İLİŞKİYİ BÜYÜTÜN

  • Gereksiz tartışmalardan uzak durun.
  • Küçük konuları büyütmeyin.
  • Sakinliği huzuru koruyun.
  • Bazen iyileşme, “daha az müdahale” ile başlar.


🌿 11. SINIR&ŞEFKAT DENGESİNİ KURUN

  • Ne tamamen serbest bırakın, ne tamamen kontrol edin.
  • Net ama sakin sınırlar koyun.
  • Sınır çocuğu rahatsız etmez güvende hissettirir; belirsizlik ve tutarsızlık rahatsız eder.


 🌿 12. EN GÜÇLÜ MESAJ

“Sana güveniyorum”

  • Çocuğa en sık verilmesi gereken mesajlardan biri:
  •  “Sana güveniyorum, Sen zaten doğru olanı bilirsin.”
  •  “Sen yapabilirsin.”
  •  “Yanındayım.”

Bu cümleler davranıştan daha güçlü bir düzenleyicidir.


🌿 SON SÖZ

  • Çocuklar çoğu zaman zor davranarak “kötü” olmaya çalışmazlar.
  • Sadece iç dünyalarında bir şeyleri anlatmaya çalışırlar.
  • Ve çoğu çocuk aslında şunu duymak ister:
  • “Ne olursa olsun, biz seni anlamaya ve yanında kalmaya devam edeceğiz.”

Bu yaklaşım uygulandığında sadece çocuklar değil, anne-babalar da hafifler.

Ve ilişki yeniden nefes almaya başlar...


Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.

Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.


Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız, 

İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.


Sabır ve kolaylıklar dilerim

Sevgiyle


ÇİĞDEM URGANCI 

PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI 

AİLE DANIŞMANI                                                                   


Ana Sayfaya Dön

Whatsapp Text

ÇOÇUK VE ERGENLERDE ÖFKE YÖNETİMİ

ÇOCUK VE ERGENLERDE ÖFKE YÖNETİMİ

  

Çocuğun Öfkesini Anlamak, İlişkiyi Güçlendirmek ve Kalbi İyileştirmek..


🌿 ÇOCUK DAVRANIŞLARIYLA DEĞİL, 

duygusuyla konuşur

Bir çocuk:

* bağırdığında,

* öfkelendiğinde,

* ters davrandığında,

çoğu zaman “kötü davranmak” için yapmaz.

Aslında şunu demeye çalışır:

* “Beni gör.”

* “Beni duy.”

* “İçimde bir şeyler iyi değil.”

Çocukların dili bazen kelime değildir.

Davranıştır.

Bu yüzden ilk adım her zaman şudur:

Davranışın arkasındaki duyguyu görmek


🌿 İLİŞKİ DEĞİŞİRSE DAVRANIŞ DA DEĞİŞİR

Yıllardır şunu defalarca gördüm:

Aynı çocuk…

Aynı ev…

Ama farklı bir iletişim diliyle bambaşka bir sonuç.

Çünkü çocuk:

* eleştiriyle küçülür,

* kıyasla kırılır,

* bağırışla kapanır,

* ama şefkatle açılır.

Bir çocuk kendini güvende hissettiğinde

davranışlarını yeniden düzenlemeye başlar.


🌿 EN BÜYÜK İHTİYAÇ GÖRÜLMEK ve KABUL EDİLMEK

Çocuk için en zor şeylerden biri şudur:

Sürekli “düzeltilmek”.

Oysa çocuk önce düzeltilmeyi değil,

anlaşılmayı ister.

Bu yüzden:

* “Neden böyle yaptın?” yerine

   “Seni buna iten ne oldu?” demek

çok şeyi değiştirir.


🌿 SINIR SEVGİNİN KARŞITI DEĞİL, TAMAMLAYICISIDIR

Çocuğa sevgi göstermek kadar

net ve sakin sınırlar koymak da önemlidir.

Ama sınır:

* bağırarak değil,

* korkutarak değil,

* tehdit ederek değil,

sakin bir kararlılıkla konulmalıdır.

Çocuk şunu hissetmelidir:

“Beni seviyor ama beni yönetmiyor. Bana güvenli bir alan çiziyor.”


🌿 ELEŞTİRİ DEĞİL, KİMLİK İNŞA EDEN DİL

Çocuklara sürekli:

* “yaramaz”

* “inatçı”

* “sorumsuz”

demek, onların iç dünyasında iz bırakır.

Ama:

* “sorumluluk alabilen”

* “çabalayan”

* “iyi niyetli”

* “değerli”

gibi cümleler çocuğun kimliğini şekillendirir.

Çocuklar çoğu zaman

kendilerine ne söylendiyse ona dönüşürler.


🌿 GÜÇ SAVAŞINA GİRMEYİN

Bazı dönemlerde çocukla sürekli mücadele etmek yerine

ilişkiyi korumak çok daha önemlidir.

Çünkü güç savaşında:

* ebeveyn kazanırsa ilişki kaybedebilir,

* çocuk kazanırsa sınırlar kaybolabilir.

Ama asıl hedef kazanmak değil,

bağ kurabilmektir.


🌿 ÇOÇUĞU SÜREKLİ YÖNETMEK YERİNE EŞLİK EDİN

Her şeye müdahale etmek yerine:

* eşlik etmek,

* rehberlik etmek,

* alan açmak

çok daha sağlıklı bir gelişim sağlar.

Çocuk:

“Bana güveniliyor” duygusunu hissettiğinde

sorumluluk almaya başlar.


🌿 KÜÇÜK SEÇİMLER BÜYÜK ÖZGÜVEN ÜRETİR

Günlük hayatta:

* “Bunu mu istersin, onu mu?”

* “Sen nasıl istersen?”

* “Birlikte karar verelim”

gibi cümleler çocuğa şunu öğretir:

“Ben değerliyim ve fikrim var.”


🌿 ÖFKE ANI BİR SAVAŞ DEĞİL BİR ÇAĞRIDIR

Çocuk öfkelendiğinde:

* bağırmak,

* açıklama yapmak,

* ders vermek

çoğu zaman işe yaramaz.

O anda çocuk şuna ihtiyaç duyar:

* sakin bir ses

* kısa bir cümle

* güvenli bir varlık

“Şu an çok öfkelisin, konuşmak istersen buradayım.”

Bazen bu kadar basit bir cümle

bir çocuğun iç dünyasını yumuşatabilir.


🌿 ÖFKE YÖNETİMİNDE ORTAK GÖRÜLEN TEMEL YAKLAŞIM

Farklı uzmanlık yaklaşımlarında ortaklaşan en önemli nokta şudur:

Öfke bastırılması gereken bir davranış değil, düzenlenmesi gereken bir duygudur.

Bu süreçte özellikle şu ilkeler öne çıkar:

* Çocuğun duygusunu önce sakinleştirmek

* Ebeveynin kendi duygusunu kontrol etmesi

* Öfke anında uzun açıklama yerine kısa ve net cümleler kullanmak

* Nefes, duraklama ve sessizlikle ortamı yumuşatmak

* Çocuğu değil, davranışı hedef almak

* Güç savaşına girmeden sınır koyabilmek

Bazı çocuklarda özellikle tetikleyici anları fark etmek not etmek ve bu anlarda daha az söz, daha çok sakinlik ile yaklaşmak oldukça etkilidir.

Öfke anı çoğu zaman bir “kontrol etme anı” değil, bir “bağ kurma ihtiyacı” anıdır.


🌿 EN ÖNEMLİ ŞEY: DUYGUSAL GÜVEN

Çocuklar için en temel ihtiyaç şudur:

“Ben bu evde kabul ediliyorum.”

Kabul gören çocuk:

* daha az saldırır,

* daha çok anlatır,

* daha çok bağ kurar.


🌿 PRATİK ANNE-BABA UYGULAMALARI

✔ Her gün en az 1 olumlu davranışı fark edin ve söyleyin

✔ Kıyaslamayı tamamen bırakın

✔ Günlük küçük seçimler verin

✔ Tartışma yerine önce dinleyin

✔ Ceza yerine sakin sınır koyun

✔ Öfke anında kısa ve sakin konuşun

✔ Sarılmayı ve teması artırın

✔ Sorumluluk verin ve takdir edin

✔ “Sana güveniyorum” cümlesini sık kullanın

✔ Eleştiri yerine yönlendiren dil kullanın


 🌿 SON SÖZ

Çocuklar mükemmel anne-baba istemez.

Ama duygusal olarak yanında duran, onu görebilen, anlayabilen anne-baba ister.

Ve çoğu çocuk aslında şunu duymak ister:

“Ne olursa olsun,

sen bizim çocuğumuzsun

ve biz seni anlamaya çalışıyoruz.”

İşte iyileşme tam da burada başlar.


Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ve çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.

Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.


Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız, 

İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.


Sabır ve kolaylıklar dilerim

Sevgiyle


ÇİĞDEM URGANCI 

PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI 

AİLE DANIŞMANI

                                               

Ana Sayfaya Dön

Whatsapp Text

ÇOÇUK VE ERGENLERDE SINAV KAYGISI YÖNETİMİ

ÇOCUK VE ERGENLERDE SINAV KAYGISI YÖNETİMİ

ÇOCUK VE ERGENDE KAYGI, ANKSİYETE VE SINAV KAYGISINI YÖNETMEK


🌿LGS ve YKS Sürecinde Anne-Baba Rehberi...

Sınav dönemleri sadece çocuklar için değil, aileler için de yoğun bir duygusal süreçtir.


🌿LGS ve YKS yaklaşırken evin içinde çoğu zaman şu tablo oluşur:

• artan gerginlik

• yetişecek mi?” kaygısı

• sürekli uyarı hali

• çocukta kaçınma ya da öfke

• ailede sabırsızlık


Oysa kaygı, doğru yönetildiğinde düşman değil; yönlendirici bir duygudur.

Sorun kaygının varlığı değil, onunla kurulan ilişkidir.


🌿 KAYGIYI BASTIRMAK DEĞİL ANLAMAK GEREKİR

Çocuklarda ve ergenlerde sınav kaygısı çoğu zaman:

• başarısız olma korkusu

• ailesini hayal kırıklığına uğratma endişesi

• kendine güven eksikliği

• geçmiş olumsuz deneyimler

• aşırı beklenti baskısı

ile beslenir.

Bu nedenle ilk adım şudur:

Kaygıyı yok etmeye değil, anlamaya çalışmak.

“Bu çocuk neden kaygılanıyor?” sorusu, çözümün kapısını açar.


🌿 GÜVENLİ İLİŞKİ KAYGININ PANZEHİRİDİR

Kaygılı çocuk en çok şuna ihtiyaç duyar:

“Ben güvendeyim.”

Çocuğun sürekli:

• eleştirildiği

• kıyaslandığı

• baskı hissettiği

bir ortamda kaygı azalmaz, artar.

Bu nedenle aile içindeki dil çok belirleyicidir:

• “Yapamazsın” yerine → “Beraber bakalım nasıl yapabiliriz”

• “Neden çalışmadın?” yerine → “Seni ne zorladı?”


🌿 ÇOCUĞUN DUYGUSUNU REGÜLE ETMEDEN DAVRANIŞI DÜZELTMEYE ÇALIŞMAYIN

Sınav kaygısında en kritik hata şudur:

Sadece çalışma düzenine odaklanmak.

Oysa çocuk kaygılıysa:

• dikkat dağılır

• öğrenme zorlaşır

• kaçınma artar

Bu yüzden önce:

• sakinleştirme

• güven verme

• duyguyu anlama

sonra akademik düzen kurmak gerekir.


🌿 EBEVEYNİN KAYGISI ÇOCUĞA BULAŞIR

Sınav dönemlerinde en sık görülen durum:

“Çocuk kaygılı değil, ebeveyn kaygılı.”

Sürekli:

• kontrol etmek

• hatırlatmak

• uyarıda bulunmak

çocuğun iç dünyasında baskı hissi oluşturur.

Ebeveynin sakinliği, çocuğun regülasyonudur.


🌿 SINAVI KİMLİK MESELESİ HALİNE GETİRMEYİN

Çocuğun başarısı:

• değeri değildir

• kişiliği değildir

• sevgiyi hak etme kriteri değildir

Sınavın aşırı anlam kazanması kaygıyı büyütür.

Çocuğun duyması gereken en önemli mesaj:

“Sonuç ne olursa olsun, sen değerlisin.”


🌿 KÜÇÜK DÜZENLER BÜYÜK RAHATLAMA SAĞLAR

Kaygılı çocuklarda en iyi çalışan sistemlerden biri:

• net ama yumuşak rutin

• küçük hedefler

• bölünmüş çalışma

• kısa molalar

“Her şeyi yapmalısın” yerine

“Bugün küçük bir adım yeter” yaklaşımı çok etkilidir.


🌿 GÜÇ SAVAŞINA GİRMEDEN YÖNLENDİRİN

Sınav döneminde:

• baskı

• tehdit

• uzun nasihatler

çoğu zaman direnç üretir.

Bunun yerine:

• kısa cümleler

• net sınırlar

• sakin yönlendirme

daha etkilidir.

“Şimdi 20 dakika birlikte odaklanalım”

gibi basit cümleler bile sistemi düzenler.


🌿 KAYGI ANINDA YAPILMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ ŞEY: DURMAK

Çocuk kaygılandığında:

• uzun konuşmalar

• mantık açıklamaları

• eleştiriler

işe yaramaz.

O anda ihtiyaç olan şey:

• sessizlik

• nefes

• sakin varlık

“Yanındayım, birlikteyiz” hissidir.


🌿 ÖZGÜVEN KAYGIYI AZALTIR

Çocuk:

• yapabildiğini gördükçe

• küçük başarılar yaşadıkça

kaygısı azalır.

Bu yüzden:

• sadece hataya değil

• doğru yapılan küçük şeylere de odaklanmak gerekir.


🌿 KAYGI YÖNETİMİNDE AİLE İÇİN TEMEL İLKELER

✔️ Eleştiriyi azalt

✔️ Kıyaslamayı bırak

✔️ Sakin dil kullan

✔️ Süreç odaklı ol

✔️ Küçük hedefler koy

✔️ Dinle, hemen düzeltme

✔️ Güven mesajını sık ver

✔️ Performansı kimliğe bağlama


🌿 PRATİK SINAV DÖNEMİ EV UYGULAMALARI

• Günlük kısa plan (çok uzun çalışma değil)

• 25-30 dakikalık odak blokları

• Düzenli uyku

• Telefon kullanımında net ama sakin sınır

• Günlük 10-15 dk sadece sohbet (ders değil)

• Her gün 1 olumlu geri bildirim

• “Bugün neyi iyi yaptın?” sorusu


🌿 SON SÖZ

Sınavlar geçer…

Ama çocukluk döneminde kurulan ilişki biçimi kalır.

Bir çocuk en çok şunu hatırlar:

• sınavı değil

• sınav döneminde nasıl hissettiğini

Bu yüzden en büyük başarı,

çocuğun zihnini zorlamak değil,

kalbini güvende tutabilmektir.

Ve çoğu çocuk aslında şunu duymak ister:

“Çalışsan da çalışmasan da

biz senin yanındayız.”


Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.

Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.


Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız, 

İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.


Sabır ve kolaylıklar dilerim

Sevgiyle


ÇİĞDEM URGANCI 

PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI 

AİLE DANIŞMANI                                             


Ana Sayfaya Dön

Whatsapp Text

ÇOÇUK VE ERGENLERDE DİJİTAL BAĞIMLILIK İLE BAŞA ÇIKMA

ÇOCUK VE ERGENLERDE DİJİTAL BAĞIMLILIKLA BAŞA ÇIKMA

Günümüzde ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri artık çok net:
ekranlar, telefonlar ve dijital dünya.

Birçok anne-baba aynı şeyi söylüyor:
“Telefonu elinden alamıyoruz… vermesek kriz çıkıyor.”

Aslında burada mesele sadece “telefon kullanımı” değil.
Mesele, çocuğun dijital dünyada duygusal bir kaçış alanı bulmasıdır.


🌿 DİJİTAL DÜNYA BİR “KAÇIŞ ALANI” OLABİLİR

Çocuk ve ergen için ekran:

  • sıkıntıdan kaçış 
  • yalnızlıktan uzaklaşma 
  • stres boşaltma 
  • hızlı haz alma 

alanına dönüşebilir.

Bu yüzden yasaklamak tek başına çözüm değildir.
Çünkü sadece davranışı değil, ihtiyacı da anlamak gerekir.


🌿 AŞIRI YASAK = DAHA BÜYÜK ÇATIŞMA

Dijital dünyayı tamamen yasaklamak çoğu zaman:

  • gizli kullanım 
  • daha fazla inat 
  • güç savaşı 
  • ilişki kopması 

doğurabilir.

Çocuk şunu hisseder:
“Benden bir şey alınıyor.”

Oysa amaç almak değil, denge kurmaktır.


🌿 BAĞ KURMAYAN KONTROL İŞE YARAMAZ

Sadece kontrol edilen çocuk:

  • daha çok saklar 
  • daha çok direnç gösterir 
  • daha çok çatışma yaşar 

Ama ilişkisi güçlü olan çocuk:

  • sınırı daha kolay kabul eder 
  • yönlendirmeye daha açık olur 

Çünkü çocuklar çoğu zaman kurala değil, ilişkiye göre hareket eder.


🌿 EKRANIN YERİNE NE KOYDUĞUNUZ ÖNEMLİDİR

Dijital bağımlılığı azaltmanın en kritik noktası şudur:

Sadece “alma” değil, yerine koyma gerekir.

  • ilgi 
  • sohbet 
  • ortak zaman 
  • fiziksel aktiviteler 
  • ev içi sorumluluklar 
  • sosyal temas 

Boşalan alan mutlaka dolmak ister.


🌿 YASAK DEĞİL, DÜZENLEME GEREKİR

Sağlıklı yaklaşım:

  • net ama sakin sınırlar 
  • saat belirleme 
  • tutarlılık 
  • açıklama değil uygulama 

Örnek:
“Telefonu tamamen yasaklamak yerine belirli saatler arasında kullanabilirsin.”


🌿 ERGEN İÇİN EKRAN AYNI ZAMANDA “SOSYAL ALAN”DIR

Ergenler için telefon:

  • arkadaşlık 
  • aidiyet 
  • sosyal görünürlük 

alanıdır.

Bu yüzden tamamen koparmak,
sosyal dünyadan koparmak anlamına gelebilir.


🌿 EBEVEYNİN TUTUMU BELİRLEYİCİDİR

Çocuk şunu çok net hisseder:

  • “Anne-baba panik mi yapıyor?” 
  • “Yoksa sakin ve tutarlı mı?” 

Ebeveynin aşırı kaygısı,
çocuğun bağımlılığını artırabilir.

Sakin ebeveyn = düzenleyici ebeveyn.


🌿 GÜÇ SAVAŞINA GİRMEDEN SINIR KOYMAK

En büyük hata:

  • telefonu zorla almak 
  • kavga etmek 
  • tehdit etmek 

Bunun yerine:

  • kısa cümle 
  • net sınır 
  • sakin tutum 

çok daha etkilidir.

“Telefon zamanı bitti, şimdi ara veriyoruz.”


🌿 DİJİTAL BAĞIMLILIK ASLINDA ÇOĞU ZAMAN UYGUSAL BAĞIMLILIKTIR


Çocuk ekranı:

  • boşluk doldurmak için 
  • yalnızlığı azaltmak için 
  • stresi bastırmak için 

kullanır.

Bu yüzden soru şudur:
“Bu çocuk neye kaçıyor?”


🌿 İLİŞKİ GÜÇLENDİKÇE EKRAN GÜCÜ AZALIR

Çocuk:

  • anlaşılırsa 
  • dinlenirse 
  • ev içinde değer görürse 

dijital dünyaya daha az ihtiyaç duyar.

Çünkü ekran çoğu zaman
eksik kalan duygunun yerine geçer.


🌿 PRATİK ANNE-BABA UYGULAMALARI

✔ Net ekran saatleri belirle
✔ Tutarlı ol (bugün var yarın yok olmasın)
✔ Alternatif aktiviteler oluştur
✔ Ekran yerine kaliteli ilişki koy
✔ Sürekli eleştirme ve tartışmadan kaçın
✔ Model ol (ebeveyn ekran kullanımı)
✔ Ev içinde ortak zaman yarat
✔ Yasak yerine düzen kur


🌿 SON SÖZ

Dijital dünya artık hayatın bir parçası.
Ama önemli olan çocuğun bu dünyada kaybolmaması.

Bir çocuk en çok şunu duymak ister:

“Biz seni ekrandan koparmaya çalışmıyoruz,
seni hayata yeniden bağlamaya çalışıyoruz.”

Ve bu bağ kurulduğunda
ekran değil, ilişki güç kazanır.


Destek almak yalnızca çocuğu değil, anne-baba ile çocuk arasındaki bağı da güçlendiren değerli bir adımdır.

Doğru bir yaklaşım ve güvenli bir ilişki diliyle birçok şey değişebilir.


Eğer siz de çocuğunuzla ilişkinizde zorlandığınızı hissediyor ve profesyonel bir destek arıyorsanız, 

İstanbul Bahçeşehir’deki ofisimde yüz yüze ya da online danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.


Sabır ve kolaylıklar dilerim

Sevgiyle


ÇİĞDEM URGANCI 

PSİKOLOJİ BİLİMİ UZMANI 

AİLE DANIŞMANI                                             


Ana Sayfaya Dön

Whatsapp Text

ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ FOTOĞRAF GALERİSİ

    İLETİŞİM

    WhatsApp

    ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

    Bahçeşehir 1. Kısım Mh., Vali Recep Yazıcıoğlu Cd 15A, Doğaparkı Evleri. B-C Blok. Kat.1 Daire. C4 Başakşehir/İstanbul, Türkiye

    0533 -258 39 12 cigdemurgancigelisimakademisi@gmail.com

    Çalışma Saatleri

    Bugün

    Randevu ile

    Whatsapp Text

    • ANA SAYFA
    • ANNE REHBERİ
    • ÖFKE YÖNETİMİ
    • SINAV KAYGISI YÖNETİMİ
    • DİJİTAL BAĞIMLILIK
    • FOTOĞRAF GALERİSİ

    ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ

    Bahçeşehir 1. Kısım, Vali Recep Yazıcıoglu Caddesi, Başakşehir- İstanbul, Türkiye

    0533 258 39 12

    Telif Hakkı © 2026 ÇİĞDEM URGANCI GELİŞİM AKADEMİSİ - Tüm Hakları Saklıdır.

    Destekli

    Bu web sitesinde çerez kullanılır.

    Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.

    ReddediyorumKabul Et